Seyahat Yasakları ve Etkinlik İptalleri, Küresel Sanat Pazarına Nasıl Etki Ediyor?

24 Mart 2020, Salı

Şubat ayında gerçekleşen Frieze Los Angeles, Felix ve ADAA Art Show’da öngörülen satışlar gerçekleşti: 3 mega galeri Pace, Gagosian ve Acquavella’nın işbirliği ile ünlü Donald Marron koleksiyonundan yaklaşık 300 milyon dolarlık eser satıldı. Açık arttırma sektöründeyse Phillips müzayede evi, New York’ta 4 Mart tarihli “New Now” satışındaki eserlerin yüzde 92’sinin satıldığına ve 47 ülkeden alıcının online katılımı olduğuna dikkat çekti. 32 ülkeden 182 galeriye ev sahipliği yapan Armory Show’un VIP gününde milyon dolarlık satışların yapıldığı belirtildi. Bu yıl da Armory ile eşzamanlı olarak New York’un çeşitli yerlerinde Scope, Independent ve Volta gibi yan fuarlara koleksiyonerlerin ilgisi büyüktü.

Ancak bu etkinliklerin hemen ertesinde durumun rengi hızla değişmeye başladı. Son altı haftada Jingart Beijing, Art Basel Hong Kong, MIART Milano, Art Paris, Art Berlin ve Art Dubai gibi birçok sanat fuarı ertelendi veya iptal edildi. 13 Mart itibariyle şehrin en seçkin müzelerinden MOMA, Guggenheim ve Metropolitan virüs salgının önlenmesi nedeniyle belirsiz bir süreliğine kapatılırken Avrupa ülkelerinden gelen yolculara 30 gün süresince Amerika’ya giriş yasağı koyuldu. Frieze’in 2020 New York edisyonuysa tamamen iptal edildi. TEFAF Maastricht de fuar iptaline “direnenler” arasındaydı ancak genelde büyük satışların gerçekleştiği açılışta bu yıl VIP’lerin katılımında yüzde 27’lik bir düşüş bildirildi. 2019’daki ziyaretçi sayısı 5,500’ken bu yıl 4.000’di).  Bir katılımcıya virüs teşhisi koyulmasından sadece birkaç saat sonra ani bir duyuru ile TEFAF tarihinde ilk kez erken kapanışını duyurdu. Christie’s virüs salgınından dolayı kapanan ilk büyük müzayede evi oldu, merkezlerinin çoğunu geçici olarak kapatacağını ve Nisan sonuna kadar New York ve Paris’te planlanan satışlarının ertelendiğini bildirmesinin ardından Phillips ve Sotheby’s müzayede evleri de önlem amaçlı geçici kapanma kararlarını duyurdu.

Dijital ortamda satışların sayısı artsa da seyahat kısıtlamaları nedeniyle yapıtlar bire bir görülemedikleri için yine rekor fiyatlara alıcı bulacaklar mı? Bunu zaman gösterecek. Bilinen tek şey, fuarların iptaline bağlı olarak galerilerin ve sanatçıların satış kapılarının bir bir kapanmakla kalmayıp bölge ekonomilerinin de zarar görüyor olması. Haliyle fuarları destekleyen catering firmalarından lojistik, otel ve ulaşım sektörlerine kadar tüm birimler büyük darbe yemiş durumda.

2020’de sanat dünyası şanssız bir süreçten geçerken şu soruyu sormak gerekir: Sanat eserlerine karşı duyulan “duygusal” gereksinim, diğer bir deyişle koleksiyoner tutkusu koronavirüse yenik düşecek mi?

Ülkeler, Koronavirüsten Etkilenen Kültür ve Sanat Etkinliklerine Yönelik Nasıl Adımlar Atıyor?

Alman Kültür Bakanı Monika Grütters, koronavirüs yüzünden geçim kaynakları tehdit edilen kültür kurumlarına ve sanatçılara hükümetin mali yardım yapacağına söz verdi. Grütters “Durumun kültürel ve yaratıcı sektörler için büyük bir yük olduğu ve küçük kurumların ve sanatçıların ciddi sıkıntılarla karşılaşabileceği açıktır, sizi zor durumda bırakmayacağız!” demesi üzerine Angela Merkel hükümetin, devlete ait bir kalkınma bankası olan Kreditanstalt für Wiederaufbau aracılığıyla etkilenen şirketlere ve sanatçılara likidite yardımı sunmayı ve fon çağrısında bulunmayı planladığını söyledi.

İngiltere’de hükümetten ve Milli Piyango fonundan yardım gören Arts Council of England (ACE) uzun vadeli bir koronavirüs kriz planı hazırlama aşamasında. Sanat sektörünün bu pandemi nedeniyle yaşadığı mevcut ve gelecekteki öngörülemez maddi zararları karşılamak için sanat ve kültür kurumlarının “kriz bittiğinde mümkün olduğunca güçlü” kalabilmesi amacıyla farklı projeler oluşturdu. Özellikle sanatçılara burs verme gibi sektörün gereksinimlerini göz önüne almayı hedefleyen konsey, planlarını önümüzdeki günlerde kamuoyuna açıklayacak.

Bu yıl Marina Abramovic retrospektifine ev sahipliği yapan Sakıp Sabancı Müzesi, koronavirüse karşı alınan önlemler nedeniyle 31 Mart tarihine kadar ziyarete kapatılacağını açıkladı. İstanbul Modern müzesi de aynı tarihe kadar geçici olarak kapatıldığını geçtiğimiz günlerde duyurdu.

Özetle sanat sektörü salgın döneminden büyük kayıpla çıkan sektörlerden biri oldu, tüm gelir kapılarının tamamının etrafında döndüğü etkinlikler ya iptal edildi ya da süresiz olarak ertelendi. Türkiye’de sanatçıların, küratörlerin, danışmanların, müze çalışanlarının, sanat kurum ve organizasyonlarının bu dönemde yaşadığı maddi kayıplar için gecikmeden bir düzenleme yapılması gerekiyor.  Küçük çaplı galeriler ve sanat organizasyonları sektörde tutunamayarak yok olabilirler, bu nedenle kamusal ve özel alanlarda farkındalık yaratılarak gerekli yardım fonları oluşturulmalı.

Uluslararası hisse senedi piyasası Covid-19 kriziyle birlikte hızlı değişkenlik gösterirken global yatırım stratejilerinde farklılıklar ortaya çıkıyor. Bazı sanat koleksiyonerleri yapıt alımlarına ara verirken bazıları sanatın diğer yatırım araçlarına nazaran daha az risk taşıdığı kanısında ve tercihlerini bu yönde kullanıyor. Alımlarında cazip düşük faiz oranlarından yararlanan koleksiyonerler olduğu kadar başyapıtlarını elden çıkarmak ve bir nevi nakde çevirmek isteyen yatırımcılar da var. Ancak koronavirüs krizinin ne zaman biteceği belirsiz ve bu belirsizliğe bağlı olarak kredi kuruluşları, teminat gösterilen yapıtlara virüs salgını öncesine nazaran daha düşük fiyat biçiyor!  Sanat garantili kredilerdeki bu son değerlendirmeler Deloitte’ın 2020 yılı Sanat ve Finans Raporuna nasıl yansıyacağını önümüzdeki Ekim ayında göreceğiz.

Salgın Sonrasında Sanat Piyasası Dijitalleşiyor Mu?

İptalinin ardından süresiz olarak ertelenen Art Basel Hong Kong’a katılmayı planlayan Hauser & Wirth Galerisi, yeni bir dijital galeri “alanı” başlatarak birçok sanatçının eserini internet ortamında göstermeye başladı. Galerinin kurucu ortaklarından Iwan Wirth, “Durumu tartıştıktan sonra olumlu eylemde bulunmaya ve enerjimizi yaratıcı bir alternatif ortama taşımaya karar verdik” açıklamasında bulundu. Art Basel Hong Kong’un organizatörleri ise Hong Kong sanat fuarının iptali nedeniyle yeni bir girişim olan çevrimiçi görüntüleme odalarının lansmanını açıkladı. Dijital izleme alanları, galerilerin katılımı, yapıtların sergilenmesi ve satışı için ücretsiz bir alternatif sunumu sağlanacak. Art Basel’in Asya direktörü Adeline Ooi, dijitalleşmenin kültürel tüketimi önemli ölçüde değiştirdiğine ve erişilebilirliğin artırılmasına yardımcı olduğuna inanıyor.

Torino yakınlarındaki Castello di Rivoli, İtalya’daki diğer tüm müzeler gibi salgın nedeniyle kapanmaya zorlandı. Ancak müze müdürü Carolyn Christo - Bakargiev, sergilerin ve koleksiyonların çevrimiçi olarak erişilebilir olmasını sağlamak ve müzenin dijital girişimlerini hızla ilerletmek için 18 saat çalışıyor.  Google Arts & Culture, aralarında British Museum, Louvre, Musee d’Orsay, Guggenheim ve MOMA’nın da bulunduğu 500'den fazla müzeyi, sanal turlar ve çevrimiçi sergiler aracılığıyla gezme imkanı sunuyor. Floransa’daki Uffizi galerisi, izleyicilerini kapalı olduğu süre içinde sanatla temas halinde tutmak için bir sosyal medya kampanyası başlattı. Müzenin Instagram ve Twitter sayfaları, koleksiyon başyapıtlarına odaklanan fotoğraflar, videolar ve hikayelerle günlük olarak güncelleniyor. Galeri ayrıca Youtube hesabının güncelleme aşamasında olduğunu belirtiyor. Uffizi Galerileri direktörü Eike Schmidt, “Müzeler kapılarını kapatmak zorunda olsa da sanat durmuyor” diyor.

Global ölçekte ciddiyeti her geçen gün artan bir durumun yaşandığı bu zorlu dönemde sonuçta bir çok sanat kurumu fiziksel sınırlarını aşan yeni diller ve iletişim biçimlerini uygulama fırsatını elde ederek sanatın bir müze veya galeri duvarının dışında da hayatta kalabilmesini ve görülebilmesini sağladı.

Bu yazının konusu: PAZARLAMA
Önerilen Konular:
Paylaş:

Sınırsız Erişime Sahip Olmanın Tam Zamanı

HBR Türkiye içeriğine bir yıl boyunca tüm platformlardan erişin!
ABONELİĞİMİ BAŞLAT

Tüm Arşive Gözatın

Paylaş