Sevgili dostlar, değerli izleyiciler, Asıl Mesele'nin yeni bir bölümüne daha hepiniz hoşgeldiniz. Asıl Mesele programımızda sürdürülebilirliğe dair konuların arka planını makalelerimize yansıyan boyutlarıyla ele almaya gayret ediyoruz.
Biz neden 2050 yılında sıfır karbonlu olacağız? Bu sorunun kurum içinde herkes tarafından anlaşılması gerekiyor. Sürdürülebilirlik hedeflerinin başarıya ulaşmasında en kritik rolü ise orta kademe yöneticiler üstleniyor. Çünkü herhangi bir dönüşüm ya da değişim sürecinde üst yönetimin vizyonuyla sahadaki ekiplerin beklentileri arasında köprü kuran kişiler onlar. Üst yönetimin stratejisini ekiplerin anlayacağı dile çeviriyor, sahadaki ihtiyaçları ve geribildirimleri de yönetime taşıyorlar. Bu nedenle sürdürülebilirlik projelerinde başarı için orta kademe yöneticilerin sürece inanması, katkı sunması ve dönüşümün bir parçası hâline gelmesi büyük önem taşıyor.
Andrew Winston ve Paul Polman'ın da yazarları arasında yer aldığı bir makalede, orta kademe yöneticilerin dönüşüm süreçlerindeki önemi dört başlık altında ele alınıyor. İlk olarak, orta kademe birlikte hareket etme ve organizasyonu hizalama gücüne sahip. Üst yönetimin beklentilerini ve sahadaki gerçekleri aynı anda görebildikleri için değişime ivme kazandırabiliyor ya da direnç oluşturabiliyorlar. İkinci olarak, belirlenen hedeflerin hayata geçirilmesinde en kritik rolü üstleniyorlar. Hedeflerin anlamlandırılması, takip edilmesi ve ekipler tarafından benimsenmesi onların desteğiyle mümkün oluyor. Üçüncü olarak, organizasyonda doğal bir köprü görevi görüyorlar. Sahada yaşanan sorunları, ihtiyaçları ve fırsatları üst yönetime aktarırken; yönetimin beklentilerini de ekiplerle buluşturuyorlar. Son olarak ise inovasyon ve kurum kültürü açısından kritik bir rol oynuyorlar. Çünkü inovasyonun temelini oluşturan geribildirim mekanizmasını en iyi işleten kademe onlar. Ağrı noktalarını ve fırsat alanlarını en iyi gözlemleyen, bunları yönetime taşıyan ve çözümlerin gelişmesine katkı sağlayan yine orta kademe yöneticiler oluyor.
Sürdürülebilirlik dönüşümünde orta kademe yöneticilerin üstlenebileceği dört temel rol bulunuyor. Bunlardan ilki, şüphe giderici olmak. Üst yönetimin belirlediği vizyonu ve hedefleri ekiplerine doğru şekilde aktararak çalışanların aklındaki soru işaretlerini gidermeleri gerekiyor. Her dönüşüm sürecinde insanlar yeni yetkinlikler, değişen iş yapış biçimleri ve gelecekleriyle ilgili endişeler taşıyor. Orta kademe yöneticiler bu kaygıları doğru iletişimle yönetebiliyor. İkinci rol, dönüşümün nedenlerini açıklamak ve sağlam bir temel oluşturmak. "Biz bunu neden yapıyoruz?", "Neden 2050 yılında net sıfır olacağız?" gibi soruların yanıtlarını ekiplerle paylaşmak ve sürdürülebilirlik hedeflerinin arkasındaki stratejik gerekçeleri anlatmak bu kademenin sorumluluklarından biri. Üçüncü rol, süreci hızlandırmak. Değişime inanan ve sahiplenen bir orta kademe yönetim, dönüşümün beklenenden çok daha hızlı ilerlemesini sağlayabiliyor. Dördüncü rol ise liderlik. Resmî ya da gayriresmî fark etmeksizin, dönüşüm çabalarının sahadaki liderleri çoğu zaman orta kademe yöneticiler oluyor.
Bunun için orta kademe yöneticilerin de kendilerini geliştirmesi gerekiyor. İşbirliği kurabilme, güçlü iletişim becerileri, sürdürülebilirliğin günlük işlere nasıl değer kattığını anlatabilme, farklı şirketleri ve iyi uygulamaları takip ederek gözlem yapabilme, liderlik, ölçme ve sürekli iyileştirme becerileri bu süreçte öne çıkıyor. Orta kademe yöneticilerin kalplerini, akıllarını ve yetkinliklerini sürdürülebilirlik dönüşümüne kazandırabilen kurumlar, dönüşüm süreçlerini çok daha hızlı ve etkili şekilde hayata geçirebiliyor.