19'uncu yüzyılın sonlarında fabrikalar elektrik motorlarıyla tanıştığında yöneticilerin önemli bir bölümü doğal olarak yeni güç kaynağının üretkenliği hızla artırmasını bekledi. Eski buhar makinelerinin yerine elektrik motorları konulacak, gerisi kendiliğinden gelecekti. Ancak beklenen sıçrama hemen yaşanmadı. Ekonomi tarihçisi Paul David’in yıllar sonra dikkat çektiği gibi, elektrikten gerçek anlamda faydalanmak için yalnızca enerji kaynağını değiştirmek yetmiyordu. Fabrikaların yerleşim düzenlerinin, üretim akışlarının ve iş yapma biçimlerinin de yeniden tasarlanması gerekiyordu. Eski düzenin içine yeni bir motor yerleştirmek, potansiyelin ancak küçük bir bölümünü ortaya çıkarabiliyordu.
Giriş yap veya
ücretsiz üye ol, okumaya devam et