Riskten Sorumlu Bir Başkan İşe Almanın İstenmeyen Sonuçları

Eylül 2017

Daha fazla içerik için

2001 yılında yaşanan Enron skandalı ve 2002’de Sarbanes-Oxley Yasası’nın yürürlüğe girmesiyle bankaların birçoğu, yasalara uygunluk konusunda dikkatli olabilmek adına riskten sorumlu bir başkan (CRO) işe almaya başladı. 2000 yılında büyük bankaların yüzde 1’inden daha azında CRO varken; 2006’ya gelindiğinde neredeyse dörtte birinde vardı. 157 büyük bankada 1995-2010 arası vadeli işlem stoklarını inceleyen bir çalışma sonucunda, CRO’ları işe almanın şaşırtıcı bir etkisi ortaya çıktı: Bankaları riskli vadeli işlemleri daha az değil, daha çok yapmaya yönlendiriyordu. Araştırmacılar, bu durumun altında yatan çeşitli gerekçeler öne sürdüler fakat içlerinde en makul geleni, bir C-seviye yöneticinin görevlendirilmesinin bir çeşit “ahlaki lisanslama” olduğuydu. Şöyle diyorlardı: “CRO’lar görevlendirilirken, bankalar “risk önleme” şirketinde çalışan bölüm müdürlerine gerekli işlemlerin yapılması için bildiride bulunuyordu ve risk yönetimi başkalarının işiydi. Bunun, tam da regülasyonun önlemeye çalıştığı davranışa teşvik ederek müdürlerin, riskli davranışlarını yönetebilme kabiliyetlerini azalttığını ve onlara sahte bir güven duygusu verdiğini düşünüyoruz.

Dergi Erişimi

Dergi içeriklerini okumak için HBR Türkiye'ye abone olmanız gerekmektedir. Eğer bir aboneliğiniz varsa hbrturkiye.com kullanıcı bilgileriniz ile üye girişi yaparak dergi içeriğini okumaya devam edebilirsiniz. Eğer abone değilseniz ücretsiz üyelik oluşturarak ayda 3 dergi içeriği (makale) okuma hakkına sahip olabilir veya abonelik satın alarak tüm dergi içeriklerine sınırsız erişim sağlayabilirsiniz.
Giriş yap veya ücretsiz üye ol, okumaya devam et
Giriş yap veya ücretsiz üye ol, okumaya devam et
Paylaş:

Sınırsız Erişime Sahip Olmanın Tam Zamanı

HBR Türkiye içeriğine bir yıl boyunca tüm platformlardan erişin!
ABONELİĞİMİ BAŞLAT

Tüm Arşive Gözatın

Paylaş