Son dönemde üzerinde en çok durduğumuz konuların başında yapay zekâ teknolojileri ve Kasım ayında Türkiye’de düzenlenecek olan BM İklim Konferansı COP31 dolayısıyla, sürdürülebilirlik geliyor. Yapay zekâ teknolojilerinin sürdürülebilirlik çalışmalarına etkisinden sıkça söz ediyoruz. Ancak bu ilişkiden bahsederken çoğu kez gözden kaçırdığımız bir unsur var: İnsan. Bir yanda şirketlerin çalışanlara anlam sunabilmesinde, sürdürülebilirlik çabalarının devam etmesi kritik rol oynuyor. Diğer yanda yapay zekâ teknolojilerinin organizasyonlarda yaygınlaşması, insanın çalışma hayatındaki rolünü yeniden sorguluyor ve çalışanların yapay zekâyı yönetebilecek yeni yetkinliklerle donanmasını zorunlu kılıyor. Bu yıl sonuçlarını 14’üncü kez yayınladığımız Universum’un Türkiye’nin En Çekici İşverenleri Araştırması’na işte bu gözle bakmakta yarar var. Araştırmanın lideri Evrim Kuran, çalışmanın bulgularını değerlendirdiği makalesinde, yeteneklerin anlam, gelişim ve dönüşüm arzusunu koruduklarına ve stratejik kararlar alırken insanı daima merkezde tutma gerekliliğine dikkat çekiyor.