Startup'larda İkinci Bahar

Şubat 2018

Daha fazla içerik için

Gerek dünyanın farklı ülkelerinde gerekse Türkiye’de gerçekleştirilen gençlik araştırmalarına bakıldığında bir gerçek açıkça göze çarpıyor: Gençler mümkün olduğunca kendi işlerini kurmaya, kendi girişimcilik heyecanlarının izinden gitmeye eğilim gösteriyorlar. Belki de bu nedenle son 20 yılda dünyada startup’ların rüzgarı git gide şiddetleniyor. 1990’larda teknolojinin hayatımıza daha fazla penetre etmesiyle birlikte artan startup’lar aynı dönemin sonunda büyük bir balon oluşturmuş ve daha sonra bu balonun patlamasıyla bir duraklama dönemi başlamıştı. Bugün ise artık o ilk nesil startup’lar olgunlaşıyor ve ciddi bir yolculuğun ardından farklı bir boyuta geçmenin sancılarını yaşıyorlar.

Startup’ların hayatında birçok önemli dönemeç olur. Ölüm Vadisi’nden kurtulmak, ilk fonu almak, ilk ürünü çalışır hale getirmek gibi... Bu şirketlerin olgunluk seviyesi arttıkça önemli bir faz daha gelir: Şirketin devamlılığını sağlayacak yapısal dönüşümü gerçekleştirmek. Bu noktada da karşımıza şu soru çıkar: Şirketin dümeni kimde olacak? Şirketi kuran ve heyecanla yeniliklerin peşinde koşmaya hevesli ama yönetim konusunda çok da yetkinlik sahibi olmayan kurucular mı yoksa şirketin sistemlerini elden geçirecek, yol yöntem bilen, görmüş geçirmiş ama yeterince yenilik heyecanı duymayabilecek profesyoneller mi? Bu çok zor ve bir o kadar da kritik bir soru.

Bu sayımızda startup’ların ikinci bahar yaşamaları yani bir başarılı üründen sonra ikinciyi çıkarabilmeleri için neler yapılması gerektiğine ve startup’ların başında kurucu-profesyonel yönetici dengesinin nasıl sağlanacağına bakıyoruz. Bu zor soruya cevap vermeye çalışıyoruz.

Ayrıca iş dünyasının gündeminde önemli yer tutan akıllı makinelere, perakende sektörünün merceğinden bakan ve yaratacağı fırsat ve tehditleri öngörecek iddialar ortaya atan makalemiz ve geleceğin organizasyonunu yaratmada en kritik rollerden birini üstlenen İnsan Kaynakları’nın transformasyonu nasıl ele alması gerektiğine değinen makalemiz ile de her zaman olduğu gibi dijital dönüşümün etkilerine dair farklı bakış açıları sunuyoruz. 

Yine dopdolu, farklı perspektiflerin bir araya toplandığı keyifli bir sayı ortaya koymanın mutluluğu içerisindeyiz. Keyifle okumanız dileklerimizle...

 

Paylaş:

Sınırsız Erişime Sahip Olmanın Tam Zamanı

HBR Türkiye içeriğine bir yıl boyunca tüm platformlardan erişin!
ABONELİĞİMİ BAŞLAT

Tüm Arşive Gözatın

Paylaş