Ruhunuzla Bedeniniz Aynı Yerde mi?

18 Eylül 2014, Perşembe

Hayatınızda kesinlikle vazgeçmeyeceğiniz neler var? Ve neden vazgeçmezsiniz? Neden, oldukça derin bir soru. Çünkü burada hayat amacınız, varlık sebebiniz, misyonunuz, vizyonunuz ve benliğiniz gizli. Kendinizi 10 yıl sonra iş hayatında nerede görüyorsunuz? Bu sorunun cevabı, aidiyet alanlarınızı bilmekte saklı. Aidiyet alanlarının ne olduğu sorusunu cevaplarken de, birkaç unsuru bir arada değerlendirmek gerekiyor.

  • Tutku ve varoluş amacı. Hayatta beş çeşit tutku var: Öğrenmek ve öğretmek, yaratmak, keşfetmek, hizmet etmek ve yardım etmek. Mesele ne iş yaptığınız değil, o işin hangi tutkunuzu beslediğidir. Kariyer sahibi olmak, sahip olduğunuz unvanla değil, o işe kattığınız değerle ölçülür. Bunun yolu da tutku ve varoluş amacınızı bilmekten geçiyor.
  • Kendini ifade etmek. İşyerinizdeki çalışma arkadaşlarınızın sizi üç kelimeyle tanımlarını isteyin. Sizin tasavvur ettiklerinizle, onların aklına gelenler arasındaki fark neredeyse bir uçurumsa, sorunun ne olabileceğini düşünün. Ya kendinizi ifade edemiyorsunuzdur ya da oradaki insanlarla aynı dili konuşmuyorsunuzdur.
  • Sevmek ve sevilmek. Birbirimizi sevmek değil, ama saygı duymak zorundayız. Elbette. Ama ya o kişinin ya da kurumun değer ve inançlarına, tutumlarına saygı duymuyorsanız? Sevgi, aidiyetin en önemli unsurlarından biridir ve insanlar sevdikleri ve sevildiklerini hissettikleri bir yerde çalışmak ister. Aksi takdirde kendini oraya ait hissedemez.

Başak Tecer’in “Bedenim Burada ya Ruhum?” adlı yazısından uyarlandı.

Ayrıca Hakan Karamanlı’nın “Konfor Alanlarınızın Dışına Çıkmaya Hazır mısınız?” isimli makalesi de ilginizi çekebilir.

Paylaş:

Sınırsız Erişime Sahip Olmanın Tam Zamanı

HBR Türkiye içeriğine bir yıl boyunca tüm platformlardan erişin!
ABONELİĞİMİ BAŞLAT

Tüm Arşive Gözatın

Paylaş