
Shakespeare’in oyunlarında prolog, genellikle izleyiciyi bir dünyaya davet eder; karakterler henüz sahneye çıkmamıştır ama atmosfer kurulmuştur. Benzer şekilde, geçmiş de insanların bugününü şekillendiren bir giriş niteliğindedir. Geçmiş, sadece olan biten bir şey değil; yeniden canlanan, sahnelenen ve sorgulanan bir şeydir. Bu da geçmişin, yalnızca bir “hazırlık perdesi” olduğunu, esas oyunun şu anda ve gelecekte oynandığını düşündürür. Öte yandan, geçmiş, bugünün bir aynasıdır. Prolog gibi geçmiş de bu evrensel temaların tanıtımıdır ama hikâyenin gidişatı karakterlerin eylemlerine bağlıdır.
Giriş yap veya
ücretsiz üye ol, okumaya devam et