SPONSORLU İÇERİK - Odgers Berndtson

Önyargıları Yıkan Program

3 Aralık 2019, Salı

Bir gün CEO olacağım!” diyen bir öğrenci için hemen peşinden gelecek “Tamam da nasıl?” sorusu ile baş başa kalmak motivasyon kırıcı olabilir. Bir Gün Ceo Programı  bu hedefe ulaşma potansiyeline sahip birçok öğrenciye gerekli teknik ve sosyal altyapıyı sağlayacak, sürecin nasıl gelişeceğine ışık tutacak birçok atölye çalışması yapan ve program sonunda seçilen 22 finalist öğrenciyi kurumsal şirketlerin CEO’ları ile eşleştirerek bir günü beraber geçirmelerini sağlayan bir kurgu.

Ben de şanslı finalistlerden biri olarak İnci Holding ile eşleştim. Böylece yönetim kurulundan Neşe Gök ve Zeki Şafak Ozan ile dopdolu bir gün geçirme, onların tecrübe havuzunda 1-2 kulaç atma fırsatı buldum. Bu noktada itiraf etmem gereken bir konu var, o da kurumsal/bürokratik her yapıya şüphe ile yaklaşan bir yanım olması. Üniversiteye başlayışımdan itibaren girişimcilik ile kaynaşmış bir yazılımcı ve teknoloji aşığı olarak geleneksel/kurumsal yapılarda kendime uygun bir yer bulamayacağımı düşündüm hep. Bu yazımda ise İnci Holding’de geçirdiğim günü anlatırken neden durumun aslında böyle olmadığını, hatta tam tersine kurumsal dünyanın tam olarak ihtiyacı olan düşünce yapısının bizim kuşağımızda ve girişimcilerin arasında oldukça belirgin olduğunu gösterebilmeyi ve kendimde de keşfettiğim bazı ön yargıları kırabilmeyi ümit ediyorum.

İzmir’de İnci Holding’in kapısına varışımdan itibaren bugünün beklentilerimi aşacağını anlamıştım; çekim için drone’lar, ekipler, her tarafta bir koşturmaca. Neşe Hanım ve Şafak Bey ile kahvaltı etmek üzere üst kata çıkarken asansördeki ekranda “Hoş geldin Doruk Gezici” yazıyor, sizce de 1 günlük misafiri için bunu düşünen bir kurum çalışanlarını değerli hissettiriyordur değil mi? Biraz sohbet ve tanışma sonrasında yoğun CEO programımız “Dijital Dönüşüm Toplantısı” ile başlıyor. Burada gördüm ki yeni nesil metodolojiler, teknolojiler ve modern çağın getirdiği zorunlu değişimler hakkında farkındalık oldukça yüksek aslında. Burada Şafak Bey’in benimsediğini belirttiği felsefe özellikle değerliydi benim için; “Teknoloji bir araç veya amaç değil, insanın bir uzvu”.

İlk toplantımız sonrasında holding bünyesindeki akü ve jant distribütörü “İncitaş Yönetim Kurulu Toplantısı”na katıldık. Neşe Hanım ile “Aylık Basılı Yayın ve Tekno&Blog Değerlendirmesi”ne katılabilmek için biraz erken ayrılmam gerekti, tabii neredeyse hiçbir toplantı arasında 5 dakikanız bile yok.

Öğle yemeği arasından sonra “Vinci Girişim Sermayesi Toplantısı”na katıldık, bu toplantı sayesinde ilk kez girişimcilik ekosistemine VC penceresinden bakmış olduğum için günümde bambaşka bir yeri oldu. İngiltere ve Almanya’daki Vinci çalışanlarının kurumsal ve girişim dünyalarının kesişimindeki görevleri ve bağımsız çalışma modelleri beni tekrardan ön yargılarımı sorgulamaya itti. Sıradaki “İş Geliştirme Değerlendirme Toplantısı”nda İnci Holding’in önem verdiği sektörlerle etkileşimi arttıracak etkinliklerin ve zamanlarının planlanması yapıldı.

Geldik bu yoğun günün son toplantısına. Yine girişimcilik temalı, “İzmir Girişimcilik Ekosistemi” toplantısı. Fark ettiyseniz girişimcilik ve dijitalleşme CEO programımızın yüksek bir yüzdesini oluşturuyor. Neşe Hanım Vinci bünyesi dışında da melek yatırımcılık yaptığı için İzmir ve Ege’deki girişimcilik/yatırımcılık ekosistemini sağlamlaştırma amaçlı birçok projede ve görüşmede bulunuyor.

Artık günümüzün sonuna geldik. Birkaç mülakat ve video çekiminden sonra Şafak Bey ile günün değerlendirmesini yaparken kendi girişimcilik hayatımla ilgili konularda da birçok tavsiyede bulundu. Ancak şunu yapmalısın şeklinde değil, bana doğru soruları sorarak kendim anlamamı sağlayacak şekilde. Ben de o sorular kulağıma küpe olmuş ve kurumsal dünya hakkında birçok ön yargısı kırılmış, vizyonu genişlemiş, geleceğe heyecanla bakan bir şekilde İstanbul yollarına düştüm.

Paylaş:

Sınırsız Erişime Sahip Olmanın Tam Zamanı

HBR Türkiye içeriğine bir yıl boyunca tüm platformlardan erişin!
ABONELİĞİMİ BAŞLAT

Tüm Arşive Gözatın

Paylaş