SPONSORLU İÇERİK - Odgers Berndtson

Endişelerin Yerini Tecrübe Aldığında

3 Aralık 2019, Salı

Eğitim hayatım boyunca sanat, spor, hukuk gibi her biri kendine has yaratıcılık gerektiren alanlarla uğraşmaya gayret ettim. 2019 yılında ise bambaşka bir dünya ile tanıştım: Gelecek. İşte, gelişen teknolojiyle değişme hızı kimi zaman göz korkutan iş dünyasında nasıl bir konuma sahip olacağımızı soran tüm öğrenciler için bu yazıyı kaleme almaktayım.

İleride olabileceğimiz her şeyi bir günlüğüne yaşatan bir zaman makinesi düşünün! Bir Gün Ceo Programı ile henüz bir öğrenciyken deneyimleme şansını yakaladığım her bir atölye, vaka ve grup çalışması yakın gelecekten kareleri en profesyonel düzeylerde yaşattı.

9 Aylık süreçte geleceğin başaranı olmak için kritik öneme sahip yetkinlikleri birbirinden özel öğrenci, konuşmacı ve yönetici eşliğinde geliştirme fırsatı buldum. Bugün bu programla birlikte, henüz yalnızca bir üniversite öğrencisi olmama rağmen sağlam bir iş insanı ağına katılmış bulunmaktayım ve bu deneyimi eşsiz kılan yönleri sizlerle paylaşmak isterim.

Günüm Bosch’un İstanbul Küçükyalı’daki merkez ofisine gitmemle başladı. Bosch Türkiye ve Ortadoğu Başkanı Steven Young ile girdiğim toplantılarda Bosch gibi birçok sektörde yer alan bir şirketin iç yüzünü görme fırsatını yakaladım. Steven Bey sunumuna başlamadan bana bir soru yöneltti: “Buraya gelmeden önce şirketimizi ne kadar araştırdın?” Vereceğim cevabı çok iyi düşündüm. Dersimi iyi çalışmış, süreç boyunca şirketi detaylı olarak araştırmıştım. “Ofisinizdeki Osmanlı nişanının zamanın padişahı tarafından, Osmanlı İmparatorluğu ve Almanya arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik atılan adımlar için teşekkür anlamında Bosch’un kurucusu Robert Bosch’a verildiğini bilecek kadar,” diyerek yanıtladım. Hukuk gibi farklı bir disiplinden geliyor olmak işlerin içeriğine adapte olamayacağım anlamına gelmiyordu. Öğrenmeye açık olunduğu müddetçe bilgi ve yetkinlikler ulaşılamaz değildi.

Yeni nesli bugünkü dünyaya tanıtmak için seçilen yirmi beş finalist arasında olmak çok değerliydi ve Sayın Steven Young’ın iş disiplinini, çalışanlarıyla iletişimini gözlemlemek de benim sorumluluğumdaydı. Geleceğin lideri olarak bugünün liderini tanımak için birlikte bir gün geçirmekten daha güzel bir imkan olamazdı. Mesai saatleri boyunca gözlemlediğim kadarıyla Steven Young; bir lider olarak doğru muhatapları tanıyan ve çalışma arkadaşlarını doğru hedefe yönlendiren kişiydi. Kendisi çalışanlarının yetkinliklerinin farkındaydı ve hangi işin kimin tarafından yapılması gerektiğini biliyordu, bu da şirkete büyük bir değer katmasını sağlıyordu. Steven Bey ile öğle yemeği için masamıza doğru ilerlerken yanından geçtiğimiz her bir masaya “Afiyet olsun,” demesi, bunu güler yüzle ve içtenlikle yapması ise beni etkileyen bir diğer noktaydı, günün her anı kendisinden bir şeyler öğreniyordum. Yemeğin ardından farklı departmanlara yaptığım ziyaretlerde satış, pazarlama, hukuk, etik, insan kaynakları departmanlarıyla tanıştım, merak ettiklerimi sorabilme şansını yakaladım.

Anlattıklarımdan, geçirdiğim günün ne kadar özel bir gün olduğu anlaşılıyordur. Ancak işin daha geniş boyutuna baktığımızda yalnızca o günün değil, aslında tüm bu sürecin ne kadar değerli olduğunu görebiliriz. Her geçen saniye dünya ne kadar gelişiyor ve değişiyorsa, bir o kadar genç de kendi yerini bulamayacağından korkuyor. Her geçen yılın gereklilikleri, yetkinlikleri, ihtiyaçları farklılaşıyor. Bu hıza ayak uydurmanın stresi tüm öğrencilerde var.

İşte Bir Gün Ceo Programı tam bu noktada devreye giriyor. Endişelerin yerini; erken yaştaki tecrübelerin ve doğru yönlendirmelerin almasını sağlıyor. Farklı disiplinlerin ortak paydada bir araya geldiği, grup çalışmalarının ardından birbirinden güzel arkadaşlıkların başladığı, yeni fikirlere ve çağa değer verildiği bu programın bir parçası olmak benim için çok güzeldi.

Paylaş:

Sınırsız Erişime Sahip Olmanın Tam Zamanı

HBR Türkiye içeriğine bir yıl boyunca tüm platformlardan erişin!
ABONELİĞİMİ BAŞLAT

Tüm Arşive Gözatın

Paylaş