Finans sektörü dijitalleşmenin hız kazandığı yeni bir döneme girerken, güvenlik mimarileri de bu dönüşümün merkezine yerleşiyor. Artık mesele yalnızca dolandırıcılığı tespit etmek değil; bunu müşteriyi yormadan, deneyimi bozmadan ve regülasyonlara tam uyum içinde gerçekleştirebilmek. İşlem hacimlerinin katlanarak arttığı bir ortamda bankalar, hız ile güvenlik arasındaki dengeyi yeniden tanımlamak zorunda kalıyor.
Şekerbank Müşteri ve Ürün Güvenliği BT Yöneticisi İrem Yüksek Özcan ve Veri, Kimlik ve Ürün Güvenliği Yönetişimi Birim Müdürü Özcan Özaslan, bu dönüşüm sürecinde hayata geçirdikleri yeni fraud yönetimi modelini paylaşıyor. Geleneksel kural bazlı sistemlerin artan “yanlış alarm” yükü ve operasyonel verimsizlik yarattığını belirten yöneticiler, yapay zekâ destekli yeni yapıyla hem alarm doğruluğunu artırdıklarını hem de analist ekiplerin daha nitelikli vakalara odaklanmasını sağladıklarını ifade ediyor.
İHS Teknoloji iş birliğiyle Fraud.com’un AI Reflex ve fcase çözümlerini entegre eden Şekerbank, güvenlik yaklaşımını yalnızca bir kontrol mekanizması olmaktan çıkararak akıllı ve bütünleşik bir ekosisteme dönüştürüyor. Yapay zekâ, bu modelde yalnızca bir teknoloji aracı değil; karar kalitesini yükselten, senaryo üretimini zenginleştiren ve gerçek zamanlı risk skoru üreten stratejik bir katman olarak konumlanıyor.
Yöneticiler, bu dönüşümün sadece bir yazılım değişimi olmadığının altını çiziyor. Süreç tasarımlarından entegrasyon yönetimine, çalışan deneyiminden regülasyon uyumuna kadar geniş kapsamlı bir proje olarak ele alınan bu model, dijital güvenliği aynı zamanda bir müşteri deneyimi projesine dönüştürüyor. Şekerbank’ın deneyimi, finans sektörüne net bir mesaj veriyor: Dijitalleşme bir tercih değil; hız, yapay zekâ ve güven temelli yeni bir rekabet standardı.