Dr. Uygar Özesmi

Türetim Ekonomisi Derneği YK Başkanı, Good4Trust.org Kurucusu ve Kışkırtıcısı

“Vakıf şirketi olarak misyonumuzu koruyacağız”

11 Mayıs 2026, Pazartesi

Adil üretim yapan üreticilerle alıcıların buluştuğu Good4Trust’ı kurarak türetim ekonomisini geliştirmeye odaklanan Good4Trust kurucusu Dr. Uygar Özesmi, platformun benzer bir misyonla çalışan Local Makers ile birleşerek İyilik A.Ş. adını alacağını duyurdu. Sosyal girişimlerin hissedar yapısı ve misyonlarını korumak adına vakıf çatısı altında çalışmalarının önemine dikkat çeken Özesmi, bu bağlamda İyilik A.Ş.’nin Hollanda’da kurulan Mission Share isimli vakıf altında çalışacağını kaydetti. Özesmi ile misyonu ve hissedarlık yapısını korumak isteyen organizasyonların nasıl bir yol izleyebilecekleri üzerine konuştuk.

Birkaç yıl önce, ekolojik ve sosyal açıdan adil üretim yapan üreticilerle, ihtiyaçlarını onlardan karşılayan alıcıların buluştuğu bir platform olan Good4Trust’ı hayata geçirdiniz. Türetim ekonomisini destekleyen Good4Trust, bugün nasıl bir ekosisteme dönüştü?

Öyle bir sistem düşünün ki içinde hem perakende hem toptan satış var. Hem ürün hem de hizmet var. Aynı zamanda tamamlayıcı para birimi diyebileceğimiz bir dönüşüm aracı da mevcut. Aslında yepyeni bir ekonomik sistemin devreye girebilmesi için bütün ögeler bulunuyor Good4Trust’ta. Bugün geldiğimiz noktada platform üzerinde 880’in üzerinde işletme yer alıyor. Sisteme kaydolan 28 binin üzerinde de birey var. Dolayısıyla artık Good4Trust’ta ciddi bir ekosistem oluştu.

Peki türetim ekonomisine dahil olmak söz konusu olduğunda kullanıcılarda yeterince farkındalık görüyor musunuz? Sistemin büyümesi nasıl ilerliyor?

Elbette dikkat ekonomisi denilen bir konu var. En önemli meydan okumalardan biri bu. Yani, biz kaç kişinin dikkatini veya alışkanlığını Good4Trust gibi bir sistemin içerisinde tutabiliriz?

Bu sebeple, kullanıcı açısından büyüse de toplam ekonomi açısından bir uygulama olarak çok da büyüyemiyor. Dikkat ekonomisi yüzünden insanlar başka yerlere çekiliyor.

Bununla baş etmenin yolu, bu işe inanan insanların konuya odaklanmaları. Esasen artık bu, bireylerin sorumluluğu. Kendi dikkatlerini korumak, bireysel farkındalık isteyen bir şey. Bu konunun zamanla gelişeceğini düşünüyoruz.

Ancak biz kendi payımıza türetim ekonomisini genişletmek için neler yapabileceğimizi sürekli düşünüyoruz. Bunun için de Good4Trust gibi benzer platformların bir araya gelebilecekleri daha geniş bir sisteme doğru evrilme sürecindeyiz.

Bu genişleme sürecini anlatır mısınız? Nasıl bir adım attınız?

Yerel üreticileri ve markaları bir araya getiren Local Makers ile Good4Trust’ı birleştirme kararı aldık. Bu bağlamda İyilik A.Ş. adını verdiğimiz yeni bir şirket kuruyoruz. Ayrıca, İyilik A.Ş.’nin sahiplik yapısını da, aynı Sibel Asna’nın A&B Danışmanlık’ta hayata geçirdiği gibi vakıf çatısı altında gerçekleştireceğiz. Bu bağlamda İyilik A.Ş.’nin bütün kontrol hisseleri, yani yönetim hisselerinin tamamı, Hollanda'da kuracağımız bir vakfa devredilecek.

Öncelikle neden çalışmalarınızı vakıf çatısı altında toplamaya karar verdiniz? İkinci olarak ise böyle bir yapıyı neden Türkiye’de değil de Hollanda’da kuruyorsunuz?

Vakıf çatısı altında çalışmak isteyişimizin nedeni şu: Bunlar birer sosyal girişim ve bizler yarın öbür gün bu girişimlerin hisse yapılarının değiştirilip istemediğimiz bir modele dönüşmesini istemiyoruz. Tamamen toplumsal yarar için çalışmalarını istiyoruz. Bu yapıyı da bir vakıf altında koruyabiliriz.

Öte yandan vakfı Hollanda'da kurmamızın nedeni, altın hisse denilen kontrol hisselerinin sahipliğiyle ilgili. Bu yapıya ‘vakıf şirketi’ ya da ‘vekil şirket’ deniliyor. Hollanda’da vakıf konusunda oturmuş bir gelenek var. Örneğin, Golden Share Foundation isimli vakıf, bu konuda uzun yıllardır çalışıyor. Sosyal girişimlerin kendi çatısı altında çalışabilmesini sağlıyor. Biz de aslında bu vakıfla çalışmak istiyorduk. Fakat onlar uluslararası operasyonlarını genişletmek istemediklerini söyledikleri için kendi yapımızı kurmaya karar verdik. Hollanda'daki vakıfların hem kuruluşu daha kolay hem daha ucuz hem de uzaktan yönetimi mümkün. İsmi ise Mission Share Foundation olacak.

Mission Share Foundation ne gibi çalışmalar yapacak? Kimleri kapsayacak?

Vakfın isminden de anlaşılacağı üzere Mission Share, misyon hissesi veya görev hissesi vakfı olarak kuruluyor. Biz bu yapıyı sadece kendi çalışmalarımız için düşünmüyoruz. Türkiye’de bu yapıya kavuşmak isteyen tüm diğer şirketlere de hizmet veren bir vakıf haline gelecek. Bizler de bu tip sosyal girişim şirketleri için bir altyapıya dönüşeceğiz.

Tabii öncelikle İyilik A.Ş. burada yer alacak. Ama vakıf, başkalarına da açık olacak. Bu sadece sosyal girişimler için değil, farklı yapılardaki organizasyonlar için de kullanılabilir aslında. Örneğin ileride bir medya kuruluşu, “Ben basın özgürlüğümü korumak istiyorum, tarafsız habercilikten taviz vermeden misyonuma sadık kalarak yönetilmek istiyorum” derse bize başvurabilecek.

Bizler de altın hisse kapsamı çerçevesinde onların garantörü olacağız; böylece misyonlarını koruyabilecekler. Ne yazık ki Türkiye'de bir sosyal girişimcilik mevzuatı yok. Üstelik olsaydı dahi pek çok kurucu Türkiye’de devlet mevzuatına tabi olmak istemeyebilir de… Bu nedenle yatırım alabilme özelliğini korumak isteyen herkes için çok cazip olacağını düşünüyorum.

Local Makers kurucu ortağı Yağmur Çoban ve ben, yönetimde olacağız. Ancak elbette bizler yönetici olarak da buradan bir kâr elde etmeyeceğiz. Sadece halka açık bir şekilde, yaptığımız görev karşılığında maaşımızı alabileceğiz ama gelir elde edemeyeceğiz. Şu anda kurulum aşamasındayız. Bir iki ay içerisinde vakfın faaliyete geçmesini planlıyoruz.

Bu konuda Türkiye’de farklı sosyal girişimlerle görüşmeniz oldu mu?

Sürekli temas halindeyiz. Hatta Türkiye'de ileride kurulacak bütün sosyal girişimlerin bu altın hisse ile vakfın parçası olmak isteyeceklerini düşünüyorum. Böylece hem şirketleri istemedikleri yapılara satılamayacak hem de misyonlarını garanti altına alacaklar. Zira en büyük sorunlardan biri bu. Bir şirket veya bir sosyal girişim harika bir misyonla ortaya çıkıyor. Ardından belirli bir kitleye ulaşıyor ve bir yere geliyor. Sonrasında yapıyı büyük bir şirket satın alıyor ve içini boşaltıyor; misyonundan uzaklaştırıyor. Bunu yurt dışında Ben&Jerry's’de çok net gördük. Unilever şirketi satın alırken, “Size dokunmayacağız, misyonunuzu değiştirmeyeceğiz” demişti. Ancak sonrası öyle olmadı. Şimdi kurucuları da kontrolü kaybetmiş durumdalar. Varoluş amacıysa tamamen kaybolmuş oldu.

Peki İyilik A.Ş. yapılanmanıza geri dönecek olursak, neler hedefliyorsunuz?

Öncelikle, İyilik A.Ş.’nin ortaklar sözleşmesinde şöyle bir madde var: Mission Share onaylamadan herhangi bir hisse başka birisine devredilemez veya satılamaz. Biz insanların güvenebilecekleri, insanı gözeten bir yapı kurmaya odaklanıyoruz. İnsanların doğaya ve insanlara saygılı bir şekilde örgütlenebilecekleri bir sistem kurma peşindeyiz.

Total bir ekonomik sistem çözümü sunmak istiyoruz. Good4Trust’ta bunu zaten belediyelerle yapmıştık. İzmit Belediyesi ile, Denizli Belediyesi ile çalışmıştık.

Bugün de Atıksız Gezegen isimli bir grup için benzer bir çalışma yapıyoruz. Atıksız Gezegen grubu 25 kadar kadından oluşuyor ve ileri dönüşüm yapıyor. Sözün özü, Good4Trust da, Local Makers da, Atıksız Gezegen de birer çarşı. İzmir çarşısı da Denizli çarşısı da öyleydi. Bütün bu çarşıların tamamı bir toplam ekosistem içerisinde yer alacaklar.

Paylaş:

Bu içeriği beğendiyseniz daha fazlası için ücretsiz üye olun!

SEÇENEKLERİ GÖRÜNTÜLE

Sınırsız Erişime Sahip Olmanın Tam Zamanı

HBR Türkiye içeriğine bir yıl boyunca tüm platformlardan erişin!
ABONELİĞİMİ BAŞLAT

Tüm Arşive Gözatın

Paylaş